buzlu

Süper Dj- Doğancan Özadlı

dogancanc

Süper DJ'de DOĞANCAN ÖZADLI Kalbimin Not Defteri'nde Mehmet Gürsöz'ün sorularıyla karşılaşıyor. Ayrıntılar için tıklayınız.

buton3

Ünlü Kalpler - Sadık Karan

sadik

Sadık Karan Kalbimin Not Defteri'nde Mehmet GÜRSÖZ'ünsorularına cevap veriyor. Röportajın tamamı için tıklayınız.

buton1

Konuk Yazar-Seda Özay

sedaozaycinar

Seda Özay Çınar Kalbimin Not Defteri'nde KONUK YAZAR... Ayrıntılar için tıklayınız.

buton2

Bölümler - Kırık Plak

 

 

alt

''HANİ O BIRAKIP GİDERKEN SENİ,BU ÖKSÜZ TAVRINI TAKMAYACAKTIN ?... ''

Zorunlu ayrılıklar vardır.

Kalp,tek bir adım bile atmazken ayakların mecburiyetten kaldırımları deştiği zorunlu ayrılıklar vardır.

İki kişi yolun ortasında son kez bakarlar birbirlerinin yüzlerine.Avuçlarına sıkışmış parmaklarıyla son kez el tutuşurlar o köşede.Şehrin sustuğu,zamanın durduğu,o muazzam kokuların tek tek burun sızlatan kuytularından bir film şeridi gibi geçtiği zorunlu ayrılıklar vardır.

 

Böyle zamanlarda,bir köprü kurulur kulaklarımızın orta yerine.

Şarkılar geçer üstünden nota nota:

"Ayrılmalıyız artık,gitmeliyim bu yerden
     Saadet diliyorum sana beyaz güllerden..." der bir ses Teoman Alpay’ın güftesiyle...

 

Şiirler geçer kenarından dize dize:

‘’Yaşlı gözlerime dalıver gitsin
    Yürü,gölgen seni uğurlamakta

      Küçülüp küçülüp kaybolan ırakta
        Yolu tam dönerken arkana bak da

          Köşede bir lahza kalıver gitsin...’’der bir mısra Necip Fazıl Kısakürek farkıyla...

 

Daha konuşacak onca şey vardır halbuki.Anlatılmayan bir sürü an vardır ve dağ gibi durur dilimizin üstünde.Sessizlikler konuşur...konuşur,konuşmasına da kim duyar o feryatları;olması gerekenlere bürünmüş iki kişi vardır ardında...! Gitmeleri gerektiğine karar veren iki kişidir ‘ayrılığın başrolleri’ni bölüşen ve ‘ayrılığın suskunluğu’na giyinen...

                                                                                                                                                                  

Lakin zorluklar sadece bu kadarla sınırlı değildir.Bir de güçlü olmak için verilen sözler tutulmalıdır o anlarda.Kuvvetlice tutunup hayata,bu mecburi bölünmeyi sakince kabul etmek ve göğüs germek gereklidir.Her şeyi daha da çıkmaza sokmamak için bir bakıma ruhunu dondurur insan böyle el-mahkum zamanlarda...!

 

Hep...

‘’Kocaman bir isyan kalır gidenlerin içinde de nice gitmelerle bir türlü bitmez ...’’

‘’Bir ‘Veda Busesi’ şahit olur ayrılığın çığlıklarına da hiç ses etmez ...’’

‘’Bir kaç damla gözyaşı ise neleri ele vermez ?...’’

 

Sonra o şarkıdaki gibi sitem ederiz işte kendimize;

’’Alnına koyarken veda buseni
Yüzüne bu türlü bakmayacaktın.

......

Bir alev halinde düştün elime
Hani ey gözyaşım akmayacaktın...’’

 

Şair Orhan Seyfi Orhon’un bu fevkalade şiiri,değerli bestekar Yusuf Nalkesen’in imzasıyla unutulmaz bir şarkı olur.’’Veda’’ isimli bu şiir bestelendikten sonra yanına ‘’Busesi’’ eklenir ve ismi ’’Veda Busesi’’ olarak sunulur.

Bu eseri dinlerken bir çoğumuz ‘bir sevgili ve bir ayrılık fotoğrafı‘ hatırlarız fakat,aslında şiir’in gerçek hikayesinde başka türlü bir aşk ve başka türlü bir veda vardır.

Orhan Seyfi Orhon,bu sözleri kanserden ölen kızı için yazmıştır.Kızı,hayata gözlerini yummadan önce babasından bir söz ister ve babası da bu sözü verir;’’gidişine ağlamayacağım...’’

Ancak baba kalbi işte,o an geldiğinde kızına verdiği bu sözü tutamaz.İçinde bir türlü hafifletemediği o acıyı,o anları ve o kırıklığı ise sonradan mısralarına döken şair böyle nadide bir eser ortaya çıkarır...

 

Bu öyle bir eserdir ki Zeki Müren bile bir 45'lik kaydında şarkıyı okurken,şarkının bitiminde hıçkıra hıçkıra ağlamıştır.

 

 ‘’Veda Busesi’’ni seslendiren bir çok sanatçı olmasına rağmen en çok,küçük yaşından itibaren müziğe aşık olan  Nesrin Sipahi’nin yorumu konuşulur.

Hanımefendi henüz 4 yaşındayken amcasının oğlu ile evlerinin yüklüğüne girip,gramofondan öğrendiği:‘Saçlarıma ak düştü’ eserini meşk ederken,amcasının oğlu da bu küçük kıza kemanıyla eşlik etmekteydi.Genç kızlığa doğru ilerlediği senelerde ise sesinin iyice oturmasıyla konservatuara girmek isteyen sanatçı,babasının engeliyle karşılaşır ve 16 yaşında kendinden hayli büyük biriyle evlendirilir.Kısa süren bu başarısız evlilik sonrasında ise ailesi tarafından ingilizce ve müzik dersleri almaya yönlendirilir ve babası da kızının müzik sevdasına artık karışmaktan vazgeçer.1959’da Ankara-Büyük Sinema’da üç kısımdan oluşan bir konser vererek ardı ardına doldurduğu Alaturka Plaklarıyla müzik severlerin beğenisini kazanarak,gözde sanatçılardan biri olan Nesrin Sipahi 1956 yılı ertesinde ise ilk göz ağrısı Batı Müziği tarzında plaklar yapmaya başlar ve 1968 yılında doldurduğu ‘’Bebek-Arkadaşımın Aşkısın’’ plağı ile görülmemiş bir başarı elde eder.

 

‘’Veda Busesi’’ni Nesrin Sipahi yorumuyla Kırık Plak’tadinliyor ve tüm üstadlarımıza teşekkürü bir borç biliyoruz.

 

Sevgilerimle....Seda Özay

 

 

‘’VEDA’’(BUSESİ)
 

Hani o bırakıp giderken seni
Bu öksüz tavrını takmayacaktın.
Alnına koyarken veda busesi
Yüzüne bu türlü bakmayacaktın.

Gelse de en acı sözler dilime
Uçacak sanırdım bir kaç kelime.
Bir alev halinde düştün elime
Hani ey gözyaşım akmayacaktın.

Hani ey gözyaşım bu son vedada
Yolunu kaybetmiş yolcunun dağda
Birini çağırmak için imdada
Yaktığı ateşi yakmayacaktın..

 

Şair:Orhan Seyfi Orhon

Bestekar:Yusuf Nalkesen

Seslendiren:Nesrin Sipahi

 

Dip Not:Şiir 3 dörtlükten oluşuyor ancak 1.ve 3.dörtlükleri bestelenmiştir.Şiir’in tamamı yukarıdaki gibidir...

 

(2 - user rating)

seda2

 

SEDA ÖZAY'LA

Aşk Mektupları

SON YAZILARIMIZ

Web Dizayn

Copyright © 2009-2014 KalbiminNotDefteri.com Tescilli Markası ve İnternet Sitesi ile Tüm Hakları Saklıdır. Web Design KrbBilisim